Kategoriler: Genel

Tacir Olmanın Hukuki Sonuçları

İflasa Tabi Olma

Tacir her türlü (adi/ticari) borcundan dolayı iflasa tabidir

Ticaret Unvanı Seçme ve Kullanma

Tacirler, kanun hükümlerine uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticaret siciline tescil ettirmek ve kullanmak zorundadır . Bu kullanım, ticari işletmeyle ilgi­li işlemleri ticaret unvanıyla yapma, işletmeyle ilgili senet ve sair evrakı bu unvan altında imzalamak ve unvanı ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazdırma şeklinde gerçekleşir. Ayrıca tacir ticaret unvanını, iş­letmesiyle ilgili olarak kullandığı her türlü kağıt ve belgede göstermek ve şirketin internet sitesinde yayımlamakla yükümlüdür Bu zorunluluğa aykırı ha­reket edilmesi, tacirin sorumluluğunu gerektirir

İşletmesini Ticaret Siciline Tescil Ettirme

Tacir sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi sicile tescil ve terkine bağlı olmamak­la birlikte, her tacir ticari işletmesini açıldığı günden itibaren 15 gün içinde ti­caret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür Ayrıca, kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra sicil müdürlüğüne vermelidir. Tacir, tüzel kişi ise unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzaları da notere onaylattırılarak sicil müdürlüğüne verilir.

Ticari Defterler Tutma

Her tacir, işletmesi için kanun hükümleri uyarınca tutulması gerekli tüm defterleri tutmakla yükümlüdür

Ticaret ve Sanayi Odalarına Kaydolma

Tacir sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişilerle, şubeleri ve fabrikaları bulundukla­rı yerin mensubu oldukları oda ve ajanlıklarına kaydolmak zorundadırlar

Basiretli Bir İş Adamı Gibi Hareket Etme

Tacirler, ticaretlerine ilişkin tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmelidir  Bu yükümlülük, sübjektif değil, objektif özen ölçüsü getir­mektedir. Bu nedenle kapsamının belirlenmesinde tacirin şahsi hal ve yetenekleri değil, işin niteliği göz önünde tutularak tedbirli, sağduyulu, ileriyi makul ve mutad bir oranda gören tacirin davranışı esas alınacaktır.

Ticari Örf ve Adetlere Tabi Olma

Tacirler ticari örf ve adet hukuku kurallarına tabidir

Ticari İş Karinesi

Gerçek kişi olan tacir ticaret karinesine tabi olup tüm borçlarının ticari olması asil­dir. Şu kadar ki tacir, işlemin yapıldığı anda, bu işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadiğini açıkça bildirir veya işlemin ticari sayılmasına durum elverişli olmazsa işin ticari olmayıp adi olduğu kabul edilir. Yani gerçek kişi tacir, bu iki yolla tabi oldu­ğu ticarilik karinesini çürütebilir Buna karşılık, tüzel kişi tacirlerde yapı­lan bütün işler ticari sayıldığı ve tüzel kişi tacirin adi alanı bulunmadığı için, böyle bir karine ve dolayısıyla karinenin çürütülmesi söz konusu değildir.

Ücret ve Faiz İsteme

Tacir, tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya bir hizmet görmüş ise ondan uygun bir ücret isteyebilir Tacirin ücret isteye­bilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmede ücrete ilişkin bir şart bulunması gerek­mez. Bu şart sözleşmeye örtülü olarak kaydedilmiş -tacir lehine- sayılır. Ancak ak­si kararlaştırılarak tacirin ücret hakkı kaldırılabilir.

Tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için kararlaştırılmamış olsa bile öde­me tarihinden itibaren faize hak kazanır

Ücret ve Cezaların İndirilmesini İsteyememe

Tacir, sözleşme ile kararlaştırılmış olan ücret veya cezanın aşırı (fahiş) oldukları id­diasıyla indirilmesini isteyemez. Buna göre, faiz veya irat borcunu ve ba­ğışladığı meblağın ödemesinde temerrüde düşen borçlu için öngörülen ceza  ile sözleşmenin yerine getirilmemesi veya eksik olarak yerine getirilmesi durumu için öngörülen ceza ve simsarlık sözleşmesi için kararlaştırılan ücretin indirilmesi istenemez. Kanun bu hakkı sadece tacir olmayan­lara tanımıştır.

Kanuni İhtar ve İhbar Şekillerine Uyma

Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürme, sözleşmeyi fesih ve sözleşmeden dönme işlemlerini gerçekleştirmek maksadıyla yapılacak ihtar veya ihbarların no­ter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanı­larak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Belirlenen şekiller ge­çerlilik şartı olmayıp ispat şartıdır.

Fatura Verme ve Faturaya İtiraz

Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içerdiği bil­gilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak fatura­yı düzenleyenin lehine ve adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmekte­dir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.Ticari faaliyeti sonucu bir mal satmış veya imal etmiş veya bir iş görmüş veya bir menfaat temin etmiş olan tacir, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve be­deli ödenmiş ise bunun da fatura da gösterilmesini istediği taktirde,fatura vermek zorundadır

Bu karinenin uygulanabilmesi için; faturayı düzenleyen kişi ile adına fatura düzenlenen kişi tacir olmalı, taraflar arasında geçerli bir sözleşme (satım, eser, hiz­met vb.) ilişkisi bulunmalı ve fatura bu ilişkiye dayanarak, akdin ifasıyla ilgili ola­rak düzenlenmiş bulunmalıdır. Sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır.

Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten sekiz gün içinde herhangi bir şekilde yapılmalıdır . İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart ol­madığı gibi, itiraz bir şekle de bağlı değildir. Sözlü olarak dahi yapılabilir. Ancak, itirazın, ihtilaf halinde ispat kolaylığı açısından noter, imza karşılığı elden tebliğ, telgraf, teleks veya PTT aracılığıyla faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi gibi araçlarla yapılması daha uygundur. Faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde dava açılması, itiraz niteliği taşır.

NOT : VUK’ a göre Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır >>>>>>>>>>>>

Teyit Mektubuna İtiraz

Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz­da bulunmamışsa söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıkla­malara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır

Son güncelleme 17 Ocak 2019 17:39

Paylaş

En Yeniler

İkinci El Otoda KDV Sorunu Çözüldü

İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle uğraşan mükellefler, bu araçları satarken, satın aldıkları sırada ödedikleri KDV oranını uygulayacaklar. (daha&helliip;) Devamını Oku

4 saat Önce

Bakan Albayrak KDV Uyuşmazlığında Müjdeyi Verdi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "KDV uyuşmazlığında son noktaya geldik, imzaları tamamladık, Külliye az önce imzaladı, hayırlı olsun" dedi.… Devamını Oku

1 gün Önce

Kimler Gelir Vergisini Beyan Edecek?

Bir önceki yazımda gelir vergisi beyanı ile bazı önemli hususları açıklamıştım.  (daha&helliip;) Devamını Oku

2 gün Önce

ÖTV ve KDV İndirimi Yıl Sonuna Kadar Uzatıldı

Mobilya, otomobil, konut, motosiklet, tapu harcı ve ticari araçlarda ÖTV ve KDV indirimlerinin süreleri uzatıldı. (daha&helliip;) Devamını Oku

2 gün Önce

Şirket Ortaklarının ‘Sigorta’sı

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi ortaklarının 5510 sayılı kanun uyarınca sigortalı olması gerekmektedir. Anonim şirketin bütün ortakları değil, yalnızca yönetim… Devamını Oku

3 gün Önce

Vergi İndiriminde Süre Uzatımı Talebi

Palandöken, vergi indirimlerine rağmen otomobil ve hafif ticari araç pazarının geçen yıl yüzde 35 daraldığını hatırlatarak, otomotiv sektöründe ÖTV oranlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini,… Devamını Oku

3 gün Önce