Kategoriler: Genel

Bilanço ( Finansal Durum Tablosu )

Bilanço : İsletmenin belirli bir tarihteki varlıklarını (maliyet değeriyle) ve bu varlıkların finansmanında kullanılan kaynakları tutarları ve dağılımları ile birlikte gösteren statik bir  finansal tablodur.

Bir başka ifade ile işletmenin belirli bir tarihteki (an’daki) finansal durumunu özetleyen finansal tablosudur.

Yine başka bir ifade ile Bilanço (finansal durum tablosu), bir işletmenin belli bir anda sahip olduğu varlık­larla, bu varlıkların sağlandığı kaynakları bir düzen içinde gösteren tablodur.

Tek­nik açıdan tanımlandığında ise bilanço, muhasebe ilkelerine göre tutulan defterler­deki hesapların, belirli bir tarihte kapatılmasıyla saptanan ve gelecek döneme devirolunan borç ve alacak kalanlarının bir listesi veya özetidir.

Tanımların ortak özellikleri :

  • Belli bir işletme için düzenlenir ,
  • Belli bir dönemin belli bir tarihi itibariyle düzenlenir,
  • Varlıklar ve bu varlıkların kaynağını gösterir,
  • Faaliyet sonucunu gösterir,

ve bunların tabii sonucu olan ve bilanço tablosunun değişmeyen ana kuralı, varlıklar ve kaynakların
eşitliğidir

Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.

Bir işletmenin belli bir andaki aktif toplamı, pasif toplamına eşittir. Çünkü aktifler, işletmenin sa­hibi olduğu varlıkları (mevcutlar ve alacaklar), pasifler ise bu varlıkların sağlandı­ğı özkaynak ve yabancı kaynakları gösterir. Bu durumda varlıklar özkaynak ve yabancı kaynak­larla elde edilecektir. Bu nedenle de aktif toplamından yabancı kaynaklar çıkarıl­dığında kalan, özkaynaklarla sağlanan varlık toplamı, yani öz sermaye olacaktır.

A-) Aktifin ( Varlıkların ) Bölümlendirilmesi : Aktif kalemler likiditesine göre bilançoda yer alırlar.

Dönen.Varlıklar : Bir hesap dönemi içinde yönetimin serbestçe harcayabileceği eldeki nakit ve bankadaki mevduat ile bir yıl veya normal faaliyet dönemi içerisinde paraya çevrilebilecek değerlerin tamamından oluşur.

  • Dönen.varlıklar toplamına Brüt Çalışma (İşletme) Sermayesi de denir.
  • Brüt çalışma sermayesi günlük faaliyetlerin sürdürülmesine ve kısa vadeli borçların ödenmesine yarar.
  • Ticari işletmelerin genel olarak dönen varlıktan duran varlıklarına göre daha büyüktür.

Duran Varlıklar : Bir yıldan veya normal faaliyet döneminden daha uzun bir sürede işletme faaliyetlerinde kullanılacak, paraya çevrilebilecek veya tüketilebilecek değerlerin tümünü ifade eder.

Analiz açısından devamlı sermaye (uzun vadeli yabancı kaynaklar + özkaynaklar) ile finanse edimesi uygundur.

Yani Devamlı Sermaye = Uzun Vadeli Yabancı Kaynak + Özkaynak

Üretim işletmelerinde duran varlıklar genel olarak dönen varlıklara göre daha büyüktür.

B-) Pasifin ( Kaynakların ) Bölümlendirilmesi : Pasif kalemler borç ödeme gücüne ( vadelerine ) göre bilançoda yer alır

Kısa Vadeli Yabancı Kynaklar (  K.V.Y.K ) : İşletmenin 1 yıl içinde ödemesi gereken her türlü borçlarının toplamını göstermektedir.

KVYK, genellikle işletmenin nakit ihtiyacının karşılanması ve stokların kredili olarak elde edilmesi nedeniyle doğar.

Dönen.Varlıklar < KVYK ise işletmede net işletme (çalışma) sermayesi noksanı vardır. Net Çalışma Sermayesi Noksan olan işletmeler, mevcut durumuyla KVYK’larını ödemekte ve günlük işletme faaliyetlerini yürütmekte sorunlar yaşayacaktır.

  • Net işletme ( çalışma ) sermayesi    =  Dönen.Varlıklar – KVYK
  • Net işletme ( çalışma ) sermayesi    =  Devamlı  Sermaye  (UVYK     +   Özkaynaklar) — Duran Varlıklar

Net Çalışma Sermayesi noksan olan işletmeler, Duran Varlıklarının finansmanında Devamlı -Sermayesi yetersiz olduğu için, devamlı sermayeye ilave olarak duran varlıklarının bir kısmı için kısa vadeli borç da kullanmıştır. Bir başka ifade ile Net Çalışma Sermayesinin Noksan olmasının nedeni uzun vadeli yatırımların (Duran Varlıkların) bir kısmının finansmanının kısa vadeli borç ile yapılmasıdır.

Uzun Vadeli Yabancı Kynaklar  ( U.V.Y.K ) : Kredi kumrularından, sermaye piyasasından ve işletmenin ilişkide bulunduğu üçüncü. kişilerden sağlanan ve 1 yıldan uzun süreli olan borçların bütünüdür.

Uzun vadeli yabancı kaynaklar genellikle duran varlıkların finansmanında kullanılır.

Özkaynaklar : İşletme sahip veya ortaklarının, işletmenin kuruluşunda koydukları sermaye ile dönem net karı ve oto finansman toplamından oluşmaktadır.

  • Yabancı kaynakların garantisidir.
  • İşletmeye faiz yükü getimıeyen gruptur.
  • Bu grubun oto finansman ağırlıklı olması istenir.
  • İşletmelerde finanman riskinin düşük olması için Özkaynaklar > [KVYK + UVYK ] olması tercih edilir.
  • Özkaynaklar kar yoluyla dönen.varlıkların finansmanına da katkıda bulunmalıdır

Muhasebede kayıt düzeninin bir sonucu olan bilanço, muhasebenin temel kavramlarının genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinin çerçevesinde düzenlenmektedir.

Muhasebenin temel kavramları aşağıda başlıklar halinde sunulmuştur.

  • 1. Sosyal Sorumluluk Kavramı
  • 2. Kişilik Kavramı
  • 3. İşletmenin Sürekliliği Kavramı
  • 4. Dönemsellik Kavramı
  • 5. Parayla Ölçülme Kavramı
  • 6. Maliyet Esası Kavramı
  • 7. Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı
  • 8. Tutarlılık Kavramı
  • 9. Tam Açıklama Kavramı
  • 10. İhtiyatlılık Kavramı
  • 11. Önemlilik Kavramı
  • 12. Özün Önceliği Kavramı

Ancak bilançoda arzulanan sonuçların elde edilebilmesi, bilançonun içerdiği bilgilerin bazı özellikleri taşıması ile olasıdır. Bir başka deyişle, bilanço değerlerinin bazı kendine özgü özelliklere sahip olması gerekmektedir.

Bu özellikler;

  • Doğruluk ve güvenirlik,
  • Açıklık,
  • Biçimde birlik,
  • Değerleme birliği, gibi özelliklerdir.

Doğruluk, bilançonun muhasebe kayıtlarına uygunluğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle de doğru ve güvenilir bir bilançonun ortaya çıkabilmesi de, genel kabul görmüş muhasebe kavramlarına göre işlenmiş bir muhasebe sistemi ile mümkündür.

Açıklık özelliği ise, bilançonun, sadece işletmenin ortak dili olan muhasebeyi bilenler tarafından anlaşılan bir biçimde olmaması, bilanço ile ilgilenen tarafların, bilançoyu okuyabilmesi ve değerlendirmesine yöneliktir.

Biçimsellik özelliği bilançoların her hesap dönemi sonunda aynı hesap planı uyarınca çıkarılıp düzenlenmelerini ifade etmektedir. Böylelikle  rtaya çıkacak biçim birliği, bilançoları karşılaştırma olanağı sağlayacaktır

Değerleme birliği özelliği ise, değerleme işleminin gerçekleştirilmesi esnasında, dönemler itibariyle, değişik değerleme yöntemlerinin kullanılmaması olgusunu içermektedir. Değişik değerleme yöntemleri, değişik sonuçlar ortaya çıkarmakta, bu nedenle de bilançoların karşılaştırılması olasılığını ortadan kaldırmaktadır.

Yukarıda belirtilen tüm bu özellikler, bilançonun düzenlenmesine ilişkin temel ilkelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Tekdüzen Muhasebe Sistemi 1 no’ lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ nde , Sermaye Piyasası Kurulu’ nun 29.01,1989 tarihli ve XI/1 seri no’lu ” Sermaye Piyasasında Mali Tablo ve Raporlara İlişkin İlke ve Kurallar Hakkında Tebliğ” inde ve Türkiye Muhasebe Standardı -1 (Finansal Tabloların Sunuluşu)’ de aynı yaklaşımla Bilanço ilkeleri açıklanmıştır.

Bilanço İlkeleri

  • Varlıklara ilişkin ilkeler,
  • Yabancı kaynaklara ilişkin ilkeler,
  • Öz kaynaklara ilişkin ilkeler,

Bilanço ilkelerinin temel amacı, sermaye koyan veya sonradan kendilerine ait karı işletmede bırakan sahip ve hissedarlar ile alacaklıların işletmeye sağladıkları kaynaklar ve bunlarla elde edilen varlıkların muhasebe kayıt, hesap ve tablolarında anlamlı bir şekilde tespit edilmesi ve gösterilmesi yoluyla, belli bir tarihte işletmenin mali durumunun açıklıkla ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılmasıdır.

Bilanço , tersi ifade edilmedikçe varlıkların içinde bulunulan zamandaki değerini veya tasfiye halinde bunların satışından elde edilecek para tutarlarını yansıtan bir tablo değildir.

Bütün varlıklar, yabancı kaynaklar ve öz kaynaklar bilançoda gayrisafi değerleri ile gösterilirler. Bu ilke, bilançonun net değer esasına göre düzenlenmesine bir engel oluşturmaz. Bu doğrultuda net değer bilanço düzenlenmesinin gereği olarak indirim kalemlerinin ilgili hesapların altında açıkça gösterilmesi esastır.

Bu amaç doğrultusunda benimsenen bilanço ilkeleri , varlıklar, yabancı kaynaklar ve öz kaynaklar itibariyle belirlenmiştir.

Varlıklara İlişkin İlkeler

1- Varlıklar dönen ve duran varlıklar olarak iki gruba ayrılır. Aşağıdaki özellikleri taşıyan varlıklar dönen.varlıklar grubu içerisinde yer alır.

  • a) İşletmenin normal faaliyet döneminde bir varlığın paraya dönüşmesi beklenilen veya satılmak ya da tüketilmek üzere elde tutulan varlıklar
  • b) Varlığın esas olarak ticari amaçlarla veya kısa süre için elde tutulduğu ve bilanço tarihinden itibaren 12 ay içerisinde paraya dönüştürülmesi beklenen varlıklar.
  • c) Kullanımı sınırlandırılmamış nakit ve nakde eşdeğer varlıklar.

Bunun dışındaki diğer varlıklar duran varlık olarak sınıflandırılır.

2-Varlıkların dönen ve duran varlık olarak iki gruba ayrımı temel ilkedir. Ancak bazı sektörlerde bu ayrıma yer verilmeyebilir. Bu işletmeler varlıklarını niteliklerine uygun olarak birleştirerek sunmaları durumunda , bir yıldan uzun vadeli tutarları bilanço kapsamında ya da dipnotlarda açıklarlar.

3- İşletmenin mal ve hizmetlerini arz ettiği açıkça belirlenen bir faaliyet döneminde bilançoda varlıkların dönen ve duran varlık, yükümlülüklerin de kısa ve uzun vadeli yabancı kaynak olarak ayrılarak sunulması yararlıdır. Bu durum işletme sermayesi olarak sürekli hareket gösteren net aktiflerin uzun vadeli faaliyetlerde kullanılan aktiflerden ayırt edilmesine olanak sağlar. Ayrıca faaliyet dönemi içinde paraya dönüşmesi veya kullanılarak tükenmesi beklenen varlık tutarı ile aynı dönem içinde ödenecek yabancı kaynakların tutarını görmek olanaklı olur.

4- Bilançoda varlıkları, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değeriyle raporlamak için, varlıklardaki değer düşüklüklerini göstererek karşılıkların ayrılması zorunludur.

Dönen varlıklar grubu içinde yer alan menkul kıymetler, alacaklar, stoklar ve diğer dönen varlıklar içindeki ilgili kalemler için yapılacak değerleme sonucu gerekli durumlarda uygun karşılıklar ayrılır. Bu ilke, duran varlıklar grubunda yer alan, bağlı menkul kıymetler, iştirakler, bağlı ortaklıklar ve diğer duran varlıklardaki ilgili kalemler için de geçerlidir. Dönen ve duran varlıklar grubunda yer alan alacak senetlerini, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile gösterebilmek için reeskont işlemleri yapılır.

5. Gelecek dönemlere ait olarak önceden ödenen giderler ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde tahsil edilecek olan gelirler kayıt ve tespit edilerek bilançoda ayrıca gösterilir.

6. Bilançoda duran varlıklar grubunda yer alan maddi duran varlıklar ile maddi olmayan duran varlıkların maliyetini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla, her dönem ayrılan amortismanların birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilir.
Duran varlıklar grubu içinde yer alan özel tükenmeye tabi varlıkların maliyetini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla, her dönem ayrılan tükenme paylarının birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilir.

7. Bilançonun dönen ve duran varlıklar gruplarında yer alan alacaklar, menkul kıymetler, bağlı menkul kıymetler ve diğer ilgili hesaplardan ve yükümlülüklerden işletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilişkili bulunduğu ortaklara, iştiraklere ve bağlı ortaklıklara ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel  ilkedir.

8. Tutarları kesinlikle saptanamayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz. Bu tür alacaklar bilanço dipnot veya eklerinde gösterilir.

9. Verilen rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatların özellikleri ve kapsamları bilanço dipnot veya eklerinde açıkça belirtilir.
Bu ilke, alınan rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatlar için de geçerlidir.Ayrıca işletme varlıkları ile ilgili toplam sigorta tutarlarının da bilanço dipnot veya eklerinde açıkça gösterilmesi gerekir.

Yabancı Kaynaklara İlişkin İlkeler:

1. Yabancı kaynaklar, kısa ve uzun vadeli olarak iki gruba ayrılır:

İşletmenin 12 ay veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçları, bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir.
İşletmenin 12 ay veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelmemiş borçları, bilançoda uzun vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde yer alır. Dönem sonu bilanço gününde bu grupta yer alan hesaplardan vadeleri 12 ayın altında kalanlar kısa vadeli yabancı kaynaklar grubundaki ilgili hesaplara aktarılır.

2. Yabancı kaynakların kısa ve uzun vadeli olarak iki gruba ayrımı temel ilkedir. Ancak, bazı sektörlerde bu ayrıma yer verilmeyebilir. Bu işletmeler kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerini bir bilanço kalemi olarak sunmaları durumunda, bu tutarların uzun vadeli kısımlarını da bilanço kapsamında ya da dipnotlarda açıklarlar.

3. Tutarları kesinlikle saptanamayanları veya durumları tartışmalı olanları da içermek üzere,
işletmenin bilinen veya tutarları uygun olarak tahmin edilebilen bütün yabancı kaynakları kayıt ve
tespit edilir ve bilançoda gösterilir.
İşletmenin bilinen ancak tutarları uygun olarak tahmin edilemeyen borçları da bilançonun dipnotlarında açık olarak belirtilir.

4. Gelecek dönemlere ait olarak önceden tahsil edilen hasılat ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde ödenecek olan giderler kayıt ve tespit edilir ve bilançoda ayrıca gösterilir.

5. Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alan borç senetlerini bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile gösterebilmek için reeskont işlemleri yapılır.

6. Bilançonun kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar gruplarında yer alan borçlar, alınan avanslar ve diğer ilgili hesaplardan işletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilgili bulunduğu ortaklara, personele, iştiraklere ve bağlı ortaklara ait olantutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.

Özkaynaklara İlişkin İlkeler

1. İşletme sahip veya ortaklarının sahip veya ortak sıfatıyla işletme varlıkları üzerindeki hakları öz kaynaklar grubunu oluşturur.
İşletmenin bilanço tarihindeki ödenmiş sermayesi ile işletme faaliyetleri sonucu oluşup, çeşitli adlar
altında işletmede bırakılan karları ile dönem net karı (zararı) bilançoda öz kaynaklar grubu içinde gösterilir.

2. İşletmenin ödenmiş sermayesi bilançonun kapsamı içinde tek bir kalem olarak gösterilir. Ancak, esas sermaye özellikleri farklı hisse gruplarına ayrılmış bulunuyorsa, esas sermaye hesapları her grubun haklarını, kar ve tasfiye paylarının dağıtımında sahip olabilecekleri özellikleri ve diğer önemli özellikleri yansıtacak biçimde bilançonun dipnotlarında gösterilir.

3. İşletmenin hissedarları tarafından yatırılan sermayenin devam ettirilmesi gerekir. İşletmede herhangi bir zararın ortaya çıkması, herhangi bir nedenle öz kaynaklarda meydana gelen azalmalar, hem dönemsel, hem de kümülatif olarak izlenir ve kaydedilir.

4. Öz kaynakların bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmiş yıllar zararları ile dönem zararı, öz kaynaklar grubunda indirim kalemleri olarak yer alır.

5. Öz kaynaklar; ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kar yedekleri, geçmiş yıllar karları (zararları) ve dönem net karı (zararı) ndan oluşur. Kar yedekleri yasal, statü ve olağanüstü yedekler ile yedek niteliğindeki karşılıklar, özel fonlar gibi işletme faaliyetleri sonucu elde edilen karların dağıtılmamış kısmını içerir. Sermaye yedekleri ise hisse senedi ihraç primleri, iptal edilen ortaklık payları, yeniden değerleme değer artışları gibi kalemlerden meydan gelir. Sermaye yedekleri, gelir unsuru olarak gelir tablosuna aktarılamaz.

6. Konsolide bilançoda azınlık payları öz kaynaklar dışında ayrı bir grupta gösterilir.

  • AYRINTILI BİLANÇO İNDİRMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
  • BİLANÇO İNDİRMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

Kaynak: www.Muhasebex.com
( Bu makale kaynak gösterilip ve aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır )

Son güncelleme 30 Mart 2019 17:48

Paylaş

En Yeniler

Çalışmanızı Belgeleyip SGK’ya Başvurmalısınız

Soru: SSK başlangıç tarihim 1 Haziran 1999. Bundan önce Mart 1995’te 10 gün kadar ücretli öğretmenlik yaptım. Bu Mart 1995 tarihini… Devamını Oku

3 dakika Önce

Poşet Beyanında Ek Süre Talebi

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın, poşet beyannamelerini nereye ve nasıl vereceğine ilişkin yeterince bilgilendirilmediğini… Devamını Oku

20 saat Önce

Part-Time Çalışmada Yapılacak SGK İşlemlerindeki Püf Noktaları

Gittikçe yaygınlaşan bir çalışma türü olan part-time (kısmi süreli) çalışma hâlinde yapılacak olan SGK işlemleri tam süreli çalışmaya göre önemli… Devamını Oku

21 saat Önce

Çalışanların Dikkatine! İşten Kovulursanız…

Çalışanların haksız yere işten çıkartılmasını önlemek açısından önemli olan iş güvencesinden yararlanmanın üç koşulu bulunuyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.… Devamını Oku

24 saat Önce

Meslek Hastalığı İş Kazasına Davet Çıkarıyor

Çalışma hayatı çok sayıda risk barındırıyor. Risklerin önlenememesi durumunda iş kazaları meydana gelebiliyor. Dünyada iş kazalarını önlemek için yapılan düzenlemeler… Devamını Oku

24 saat Önce

Prim Günü Eksik Olduğu İçin Emekli Olamayanlara Müjde

Yaş şartı ve prim eksiği nedeniyle emekli olmayan SGK'lılara müjdeli haber geldi. Gündeme gelen düzenlemeyle, emeklilik yaşını doldurduğu halde prim… Devamını Oku

3 gün Önce